Satürn Döngüsü
Astrolojiyle yeni tanışanların en çok çekindiği gezegen genellikle Satürn’dür. “Karma’nın Lordu” olarak bilinen Satürn; engeller,…
Birçoğumuz hayatın belli dönemlerinde aynı soruyla karşı karşıya kalırız:
“Ben neden buradayım?”
“Neden hep aynı döngüleri yaşıyorum?”
“Bu yol bana ait mi?”
Astroloji, bu sorulara dışarıdan cevap vermekten çok, zaten içimizde olan bilgiyi hatırlatır. Doğum haritası da tam olarak bu hatırlayışın haritasıdır.
Doğduğumuz anda gökyüzünde gezegenlerin dizilimi, bizim bu hayata hangi temalarla, hangi potansiyellerle ve hangi öğrenme alanlarıyla geldiğimizi anlatır. Bu bir kader çizgisi değil; bir yaşam pusulasıdır.
Doğum haritası, kendimize dair kör noktaları aydınlatır ve şunları görmemizi sağlar:
Özellikle Ay Düğümleri, ruhsal gelişim yolumuzu anlamak açısından çok kıymetlidir. Nereden geldiğimizi, hangi alışkanlıklara tutunma eğiliminde olduğumuzu ve bu hayatta hangi yöne doğru evrilmemiz gerektiğini anlatır. Çoğu zaman “konfor alanı” sandığımız yer, aslında bizi yerimizde saydıran bir döngüdür. Harita, bunu fark etmemize yardımcı olur.
Doğum haritası, sadece “beni anlat” demek değildir. Asıl kıymetli olan, kendimizle ilgili göremediğimiz yerleri görünür kılmasıdır.
Harita, bu soruların arkasındaki temayı açığa çıkarır. Böylece kişi, yaşadıklarını kişisel bir başarısızlık gibi görmekten çıkar; onları bir öğrenme süreci olarak okumaya başlar.
Benim astrolojiye bakışım, “ne olacak?”tan çok “nasıl ilerleyebilirim?” sorusuna odaklanır. Doğum haritası danışmanlığı; kariyer, ilişkiler, sağlık, taşınma, eğitim gibi hayatın farklı alanlarında bilinçli seçimler yapabilmek için güçlü bir farkındalık alanı açar.
Astroloji, dışsal bir otorite değildir. Aksine, kişiyi kendi iç rehberiyle yeniden buluşturur.
Aşağıdaki durumlardan birini yaşıyorsanız, haritanız size ışık tutan bir ayna olabilir:
Gökyüzü, yolu senin yerine yürümez.
Ama hangi yönde ilerlediğinde daha uyumlu olacağını fısıldar.